Kimileri kaybolur unutulur hatta sesi bu şehirde.
Bir gidenle, bir kalanın bilinir hikayesi
Kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
Kiminin de bizim gibi yarım kalır hikayesi
Bir hüzün şehri ayırdı bizi
Ve bu son olmayacak
Gözyaşıyla beslediği
Her aşk ölümü tadacak
Ne dualar kurtarır bizi artık ne de zaman
Unutabilmek gerek bazen ağlamadan
Ne yeni bir aşk avutur bizi ne de geçmişin izi
Kabullenmek gerek bazen yenilgiyi
Bir hüzün şehri ayırdı bizi
Ve bu son olmayacak
Gözyaşıyla beslediği
Her aşk ölümü tadacak
Al bu dünya, al senin olsun
Benim hiç gözüm yok, hepsi senin olsun
Ama son bir dilegim var senden su gaybana dünyada
Varını, yogunu al, hepsini al da
Beni benimle bırak
Beni benimle bu cehennemde
Ruhum senden çok uzak
Yabancıyım senin cennetine
Al bu dünya, al senin olsun
Ne olur benden artık uzak dur
Bir günahım varsa isledigim, o benim borcumdur
Sen varını yogunu al , hepsini al da
Beni benimle bırak
Beni benimle bu cehennemde
Ruhum senden çok uzak
Yabancıyım senin cennetine
.
Tertemizdi sanki dünya gözlerimi açtığım anda
Hiç düşünmeden inandım masal tadında yarınlara
Yalanlar ortasında kaldı tüm çocukluk anılarım
Çizgi romanların dışında bir kahraman bulamadım
Toz pembe olmasaydı keşke tüm rüyalarım
Hep sorular sordum ama cevaplarını alamadım
Hep yalan söylermiş hep yalan
Kavuşamadı hiç ayrılanlar, masallar gerçek olmadı
Aşık olduğum sokaklarda kimseler konuşmadı
Ama şehir hiç susmadı hep ağladı hep ağladı...
Son bir umut verse biri
Ve güzel olacak bir gün herşey dese
Ben inanırım belki de bu yalana
Ben de alışırım gözlerimi kapamaya
Bir yol görünse uzaklarda ışıklar altında son bulan
Melekler alsa beni götürse karanlığa teslim olmadan
İşkence gördü asfaltlar, çatlaklarına kan doldu
Yıkıntılar arasında kaç çocuğun hayalleri kayboldu?
İnsan neden kendini unuttu kendinden oldu?
Hangi yolda kaç kişi bir hiç uğruna canından oldu?
Hep yalan söylermiş hep yalan
Ayrılanlar hiç kavuşmadı, dinlediğim masallar hiç gerçek olmadı
Kimse sandığım kadar masum kalmadı, savaş durmadı ölüm azalmadı
Son bir umut verse biri
Ve güzel olacak bir gün herşey dese
Ben inanirim belki de bu yalana
Ben de alışırım gözlerimi kapamaya
.
Adı Soyadı: Ferman Akgül
Enstruman: Vokal
Hakkında: 25 Aralık 1979 Ankara doğumlu olan Ferman
Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü Mezunu. Müzik hayatına gitar çalarak başlayan Ferman
daha sonra çeşitli müzik gruplarında solist olarak yer alıp bir çok konser ve festivalde sahne aldı. 2002 yılı başlarında maNga’ ya katıldı.
Adı Soyadı: Yağmur (Yamyam) Sarıgül
Enstruman: Gitar
Hakkında: 26 Ağustos 1979 yılında Antalya’da doğdu. İlkokul yıllarından itibaren müzik eğitimi almaya başlayan Yağmur
gitardan önce piyano ve keman eğitimi gördü. Sırasıyla; Hacettepe Konservatuarı yarı zamanlı piyano
Bilkent Üniversitesi Müzik hazırlık keman
Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Gitar bölümlerinde müzik eğitimine devam eden Yağmur
halen Gazi Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesi Gitar Bölümü öğrencisidir. 2002 yılında maNga’ nın ikincilik kazandığı Sing Your Song Müzik yarışmasında
yarışmaya katılan tüm müzisyenler arasında “En İyi Müzisyen” ödülüne layık oldu.Hakkında: 18 Ocak 1979 yılında Denizli'de doğdu. Anadolu Lisesi'nde orta 2. sınıftayken hobi olarak klasik gitar dersleri almaya başlayan Cem
ilerki senelerde ailesinin hediye ettiği bas gitarıyla profesyonel müzik hayatına atıldı.Denizli Belediye Konservatuarı ve Denizli Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan bir yıl sonra Bilkent Üniversitesi'ne girdi. Müziğe 3 yıl kadar ara verdikten sonra maNga'nın solisti Ferman'ın da vokalistliğini yaptğı “Seven” grubuyla tekrar bas gitar çalmaya başladı. Bu grup çalışmalarına son verdikten sonra maNga'ya katılan Cem
maNga'nın yanı sıra Göksel ile de çalışmakta.Adı Soyadı: Özgür Can Öney
Enstruman: Davul
Hakkında: 21 Temmuz 1980 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Uzay Bilimleri bölümünde ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde öğrenci olan Özgür
Üniversite yıllarında müzik hayatına başladı. Gürcan Konanç’ tan metod takibi ve nota okuma üstüne özel ders aldı. Daha sonra “Deli Gömleği” ne katıldı. Aynı zamanda bazı tiyatro oyunlarının da müziklerini yaptı. 2002 yılında maNga’ ya katıldı..
Altyapılar Hakkında: 3 Ekim 1979 yılında Ankara’da doğdu. Evinde kurduğu setiyle ilk mixlerini yapmaya başladı. 2002 yılında maNga’ya katılan Efe
halen Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünde okuyor..
maNga'nın albüm macerası 2002 yılının Ocak ayında Ferman'ın telefonla tüm grup arkadaşlarını arayıp “Toplanıp konuşalım bir yarışma varmış ” demesiyle başladı. Bu telefon konuşmasının onları albüm sahibi yapacağına ihtimal vermedikleri gibi uzun yıllar müzikle ilgili hayalini kurdukları şeylerin gerçekleşeceğini birisi söyleseydi; tahminen; imkansız olduğunu düşüneceklerdi...
maNga ilk olarak Yamyam'ın barlarda “cover” parçaları yorumlayıp eğlendikleri gruptan istediği müziği yapamamasından dolayı yolunu ayırması ile 2001 sonlarına doğru şekillenmeye başladı.O'nun en büyük hayali kendi parçalarını çalmaktı
ve belki de bu olay onun hayatında yeni bir başlangıca sebep olacaktı. Artık yeni grubunun yapısını kafasında oturtmuştu. Yepyeni bir oluşumun parçası olmalıydı ki; fark yaratarak hayallerine koşabilsin. Rock müzikle elektroniği
sert gitar riffleriyle rap vokalleri birleştirmek istiyordu. Bunu üniversiteden okul arkadaşı olan Orçun ile paylaştı ve O’nun da katılmasıyla maNga'nın tohumlarını atmış oldu. Aklında olan ve sınırlarını çizmeye çalıştığı şeyin ulaşılması zor bir gerçek olduğunun da farkındaydı. Ama farkında olmadan yeni bir maceraya atılmak üzere ilk adımı atmıştı bile.Daha sonra Özgür
Efe ve Ferman'ın da katılmasıyla ilk kadro tamamlanmış oldu.Ve büyük bir heyecanla çalmayı en çok istedikleri coverları ve bunun yanında hep yapmak istedikleri kendi şarkılarını yapmaya başladılar.
Yarışmadan hemen önce Orçun özel nedenlerden dolayı grubu bıraktı ve Çanakkale’ye yerleşti.Bir süre bas gitar olmadan çalışmalarına devam eden maNga bir süre sonra ciddi bir bas gitarist arayışına girdi.Ferman’ın daha önceden beraber çaldığı yeni bas gitarist Cem'in yarışmaya gönderilecek şarkının kayıtlarına başlandığı gün gruba dahil olmasıyla maNga şu andaki yapısına kavuştu. Beş ayrı karakteri
beş ayrı müzik zevkini ve beş ayrı duruşu sergileyen maNga uzun yıllar sürecek albüm hayali için yola çıkmıştı artık. Beşlinin kesişim kümesi ise; Japon çizgi romanları olan maNga idi.
İlk besteleri “Kal Yanımda”nın geniş çevrelerce çok sevilmesi
baş koydukları yolda emin adımlarla yürümeleri için iyi bir sebep oldu. Böylelikle yeni besteler üretmeye başladılar. Bu dönem içinde “Bitti Rüya”
“Libido” ve “Yalan” gibi çok sevilen parçalarını yaptılar. Bu zaman zarfında Türkiye'nin dört bir yanına gidip 50'yi aşkın konserle müziklerini paylaştılar. Ve bir gece yarışma döneminden tanıdıkları prodüktörleri Haluk Kurosman 'dan (6.Cadde
Gripin'
Vega…) gelen bir telefon ile artık emeklerinin karşılığını alacaklarına inanmaya başladılar. ”Yapıyoruz arkadaşlar!”
2002 yılı ortalarında Beyoğlu'nda bir kafede cereyan eden “bir gün bir şeyler yapacağız” konuşmaları artık gerçeğe dönüşmeye başlayacaktı maNga için. Ve her geçen gün maNga'yla beraber aynı yola baş koyan ve destek vere insan sayısının da arttığını fark etmek onları daha da umutlandırıyordu.. Kargo'nun solisti Koray Candemir
Vega
Göksel ve Kanada'lı rapper UnKnown MC onlarla destek veren insanlardan sadece birkaçı oldu.
Farklı müzik zevklerine sahip olan ve birbirinden tamamıyla farklı beş karakterin ortaya çıkarttığı müzik doğal olarak farklı farklı tatlar barındırıyordu. Ferman uzun bir zaman dinlediği metal kökenli müziklerin dışında bir vokal arayışı içindeydi.Efe'nin kalbi hiphop ve elektronik müzik için atıyordu. YamYam'ın peşinde olduğu tek şey duygularını notalarla ifade etmekti. Özgür caz'a
R&B'ye ve funk'a meraklı olduğu için groove'un peşindeydi. Cem ise enerjik olan her türlü müziği seviyordu. Böylelikle maNga'nın sert gitarlardan
rap-melodik vokallerden ve elektronik altyapılardan oluşan müziği ortaya çıkmış oldu. Efe
maNga müziğini “beşimizin dinlediği farklı müziklerin aynı potada melodik bir formülle eritilmesidir. Hepimiz alternatif rock'dan hoşlanıyorduk
aynı zamanda herkes elektronik müziği de özümsemişti
hip hop ve rap vokaller de bizi her zaman heyecanlandırmıştır.” diye açıklıyor.
Zaman zaman derinden aşkı hissettiler
zaman zaman bulundukları şehrin klostrofobik yapısının verdiği duygu patlamalarını yansıttılar
zaman zaman aynaya bakıp yaşam tarzlarına ironik yaklaşımlar getirdiler… Her zaman doğdukları
büyüdükleri ve yaşadıkları coğrafi bölgenin duygu yoğunluğunu ve kültür birikimini içlerinde taşıdıkları gibi bu değeri müziklerine de yansıtmaya çalıştılar. Bazı parçalarda kendi yaşadıkları ortamı ve kendi jenerasyonlarını da eleştirdiler.Yağmur bir gece barda çalarken düşündü bunları. “Evet bizim kuşağımız tüketim kuşağıydı.” Ve bu sancının sonucunda “Libido” isimli parçalarını yaptılar.
maNga'nın kurulduğu günden beri en büyük hayali farklılık yaratıp
son dönemlerde Teoman
Duman
Vega
Mor ve Ötesi
Kurban
Athena ve Kargo gibi isimlerin genişlettiği ve yürüdüğü yolu birazcık daha genişletmek oldu. “Bizi hayatta en mutlu edecek şeylerden biri; bu yolda bizlerden daha iyi yeni grupların çıkması olur” diyerek geleceğe ne kadar umutla baktıklarını dile getiriyor..
« Önceki ::

